Peki bu farklı türde çoğul kullanımı Kuran’da başka yerde var mı?

Evet, var. Kelimenin aynı çevrildiği yerler var ama Arapçasına baktığımızda farklı türde çoğullar kullanıldığını görüyoruz. Ve bu da o ayetleri nasıl anlayacağımızı etkiliyor.

Zayıf ve Güçlü Çoğullar

Önce hızlı bir özet geçelim. Arapçada bir normal çoğullar vardır, bir de güçlü çoğullar vardır. Zayıf çoğul, güçlü çoğul. İngilizcede böyle bir kavram yok. Kitaplara kitaplar denir, arabalara arabalar. Ama Arapçada “birkaç araba” için bir kelime, “birçok araba” için başka bir kelime kullanabilirsiniz. Arapça konuşanlar bunu yapabilirler.

Bu özellik Kuran’da çok ilginç bir şekilde ortaya çıkar. Bu derste sizinle paylaşmak istediğim örnek, bazı insanların varsayımlarıyla ilgili. İsrailoğullarından bazıları şöyle inanıyordu: Ateşe girseler bile sınırlı günler dışında ateşte kalmayacaklarına inanıyorlardı.

(Bakara Suresi, 80) “أَيَّامًا مَّعْدُودَة (Eyyâmân Ma’dûde)”.

أَيَّامًا مَّعْدُودَة (Eyyâmân Ma’dûde) birkaç gün anlamına gelir. Allah, Bakara Suresi’nde geçen bir durum için, أَيَّامًا مَّعْدُودَة (Eyyâmân Ma’dûde) “sayılı günler” ya da “sınırlı günler” ifadesini kullanıyor. Ali İmran Suresi’nde ise aynı ifade karşımıza çıkıyor, ancak bu sefer biraz fark ile:

(Ali İmran, 24) أَيَّامًا مَّعْدُودَات (Eyyâmân Ma’dûdât).

Tıpatıp aynı gibi görünüyorlar ama aslında dilbilgisi açısından farklılar.

Psikolojik Bağlam ve Çoğulun Etkisi

Önceki suredeki, Bakara’daki ifade, aslında daha güçlü bir çoğuldur. Ali İmran’daki ise “cemi müennes salim”dir. Yani daha zayıf bir çoğul ima eder.

Başka bir deyişle bir yerde, (Bakara) İsrailoğulları, diyorlar ki: “Az sayıda gün kalacağız, belki biraz daha fazlası.”. Öbür yerde ise, (Ali İmran) “Yalnızca çok çok az sayıda gün kalacağız” diyorlar. Yani başka bir deyişle, diyorlar ki, O kadar da az değil; uzun bir haftasonu olabilir. Yani fazladan bir zaman olacağı endişeleri var. Diğerinde ise daha az endişeliler.

İşte bu; Kuran’ın, bağlamı dikkate alış gücü. Allah’ın yaptığı şey şu ki; bazı yerlerde, bazı şeyler çok daha fazla vurgulanmış. Hem Ali İmran hem de Bakara, ehli kitap hakkında konuşuyor ve her iki surede de işledikleri suçlar vurgulanıyor. Ama onları karşılaştırırsanız, Bakara’da bahsedilen ehli kitap, çok daha fazla suç işliyor. Ali İmran’da söz edilen suçların listesi ise çok daha kısa.

Suçların çok daha fazla olduğu yerde konu ateşte kalmaya gelince diyorlar ki: “Galiba belki fazladan birkaç gün daha olabilir.” Bu şekilde günlerin sayısını biraz daha fazla tutuyorlar. Ve birkaç suçtan bahsedilen yerde, aslında daha rahatlamış haldeler ve “Yalnızca birkaç gün olacak, o kadar uzun olmayacak” diyorlar. Sübhan’Allah!

Yani Allah çoğullardaki bir inceliği dahi yakalıyor. Ama anlıyorsunuz ya, bu çeviride gözükmez. Mufradın kullanılması, “أَيَّامًا مَّعْدُودَة (Eyyâmân Ma’dûde)’nin kullanılması ve أَيَّامًا مَّعْدُودَات (Eyyâmân Ma’dûdât)’ın kullanılması; bunlar arasındaki incelik Kuran’da mükemmel bir şekilde yakalanmış.

İnşallah sonraki birkaç bölümde bu inceliklerin altını çizeceğim. Allah’ın, tasvir edilmesi gereken şeyi ve insanların duygularını; nasıl kelimesine varıncaya kadar nokta atışı yakaladığının altını çizeceğim. Çünkü bu artık yalnızca dilbilgisinin konusu değil. Bu artık psikolojinin de konusu…

Yanlışını itiraf etmeye istekli birisi var… Ama eğer onun suçlarını daha da ayrıntılı tasvir ederseniz, belki de o bir adım daha gitmeye istekli hale gelir ve “Tamam, belki de büyük bir şey yaptım” der. Ve eğer o kadar da ayrıntılı olarak tasvir etmezseniz, o şöyle diyebilir: “Aa yapma, o kadar da kötü bir şey değildi. Ben çok da fena biri değilim.”

Anlarsınız ya! Ve bunun ayrıca söylenmesine gerek kalmadı. Bu psikolojik olgunun ayrı olarak tarif edilmesine gerek kalmadı. Bu tarif zaten o iki kelimede ve onların birbirlerinin yerine geçiş şeklinde saklıydı.

Sübhan’Allah. Allah Azze ve Celle, O’nun sözünü derin düşünmeyi ve ondan faydalanmayı nasip etsin.