Peygamberlerin Ahlakı ve Şuara Suresi

Peygamberlerin davranış örneklerinden çok şey öğrenebileceğimizi düşünüyorum. Özellikle Kur’an’da İbrahim aleyhisselam ve Musa aleyhisselamın ahlakından bahsedeyim. Şuara Suresinde çok ince bir şekilde anlatıldığı gibi… Şuara Suresi Kur’an-ı Kerim’in 26. suresidir. Öncelikle sure ve surenin nasıl düzenlendiği hakkında birkaç şey söyleyeyim.

Bu sure aslında Hz. Musa aleyhisselam ile Firavun arasındaki kıssaya oldukça yer vermiştir. İlk olarak Musa (a.s) ile Firavun arasındaki tartışmadan söz ediyor. Sonra da farklı peygamberlerin halklarına nasıl benzer mesajlar verdiklerinden söz ediyor. Suredeki ifadeler aslında kendilerini oldukça fazla tekrar ediyor. Peygamberlerin kavimlerine sürekli söyledikleri şeylerden biri de şudur:

وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ (ve mâ es’elüküm aleyhi min ecr)

“Size söylediklerimden dolayı sizden hiçbir karşılık istemiyorum. Bu mesajı size vaaz etmem karşılığında sizden para almayı beklemiyorum.”

اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى (in ecriye illâ alâ)”

“Ben alacağım karşılık için ancak Allah’a güvenirim. Ben o karşılık için sadece Allah’a güveniyorum.”

عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۚ (alâ Rabbi ‘l-âlemîn)”

“…Bütün kavimlerin ve bütün milletlerin Efendisine.”

Yani diğer bir deyişle, bu peygamberler sürekli olarak, “Ben sizden para istemiyorum, sizden para istemiyorum” diyorlar. Bu durum Nuh, Salih, Şuayb aleyhisselam gibi kişilerin dilinde tekrarlanıyor. Aynı şeyi tekrar edip duruyorlar.

İbrahim ve Musa Aleyhisselamın İstisnası

Ama bu ifadenin surede bu kadar tutarlı tekrar etmesine rağmen, bunu söylemeyen iki peygamber var:

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ اِبْرٰه۪يمَۢ (vetlü aleyhim nebee İbrâhîme)”

“Onlara İbrahim’in haberini oku.” (Şuara 69)

اِذْ قَالَ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ مَا تَعْبُدُونَ (iz kâle li-ebîhi ve kavmihî mâ ta’büdûn)”

“Hani o, babasına ve kavmine: ‘Neye tapıyorsunuz?’ demişti.” (Şuara 70)

Yani herkes gibi “Ben sizden karşılık istemiyorum” demedi. Surede böyle bir şey söylemeyen ama diğer her şeyin kendisinde tutarlı şekilde olduğu diğer peygamber ise Hz. Musa’dır.

Bu muhteşem bir detay çünkü İbrahim aleyhisselam babasına vaaz veriyor ve babası onu büyüttü, onun için para harcadı. Dolayısıyla, “Senden para istemiyorum” demek gerçekten kaba ve itici bir davranış olurdu. “Çünkü zaten istedin. Ben seni yetiştirdim, bu evde yaşadın. Bu çatı altında uyuduğun her gece, ben senin için para harcadım.” Yani babasının aslında kendisi için maddi fedakârlıklar yaptığını anlıyor. Diğer peygamberlerin yaptığı gibi para meselesini gündeme getirmiyor. Bu onun üslubunun bir parçası.

Peygamberlerin hepsinin mesajının aynı olduğunu görüyoruz, ancak hassaslıklar olabilir ve kâfir bile olsa iyiliği kabullenmek gerekir. Babası put yapıyor ama ona “Paranı istemiyorum” demiyor, onunla böyle konuşmuyor çünkü bu onu incitebilir.

Bu, Musa aleyhisselamın Firavun’a bile neden böyle konuşmadığını anlamamıza yardımcı olur. Yıllar sonra, dağın tepesinde vahiy alıp, saraya geri dönüp, içeri dalıp “Senden para istemiyorum!” demiyor. Neden? Çünkü bütün gençliği boyunca orada yetiştirildi, orada yaşadı. Ona bakıldı, annesine de bakıldı.

وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا (ve tilke ni’metün temünnühâ)” (Şuara 22)

Zaten Musa, “Bu, aslında bana yaptığın bir iyiliktir” diyor. O, iyiliği kabul ediyor.

İletişimde İncelik ve Aileye Karşı Hassasiyet

Burada asıl amaç her şeyden önce, bir yandan İslam mesajının nasıl incelikle ve ustalıkla iletileceğini vurgulamaktır. Ama diğer yandan, genel olarak inananlar için, burada öğretilen muhteşem ders; İslam’ın en büyük düşmanına bile vaaz veriyor olsanız bile… Yani bunlar en kötülerinden ikisi, değil mi? Biri halkı için putlar yapmaktan sorumlu ve diğeri ise… Size Firavun’un kötülüğünün ne kadar destansı olduğunu anlatmama gerek yok.

Her iki durumda da, eğer kabul edilmesi gereken iyi bir şey varsa veya sadece hoş olmadığı için söylenmemesi gereken bir şey varsa, onlara olan öfkeniz sizi bunu söylemeye itmemeli. Mesajı onlara iletme isteğinin şiddeti, seni onlar hakkında ya da onlara yönelik yakışıksız bir şey söylemeye itmemeli. Subhanallah.

Görgü kurallarımız zamansızdır. Mesajımız zamansızdır, ancak mesajın iletilme biçimleri de zamansızdır. Asla taviz veremezsiniz. Bir noktayı anlatmaya çalışırken ucunu kaçırmayın ve pişman olacağınız şeyler söylemeyin, özellikle sevdiklerinize ve özellikle ailenize karşı. İşte o zaman söyleyeceklerimizi süzen zihin filtremiz bozulur. Ailenize sinirlenmek ve başka hiç kimseye söylemeyeceğiniz şeyleri söylemek kolaydır. Bu yüzden ailenizle konuşurken ekstra hassas olmanız gerekiyor.

Allah celle celalühü bize bu olağanüstü peygamberlerin bilgeliğini versin. Ve bu güzel dinin mesajını sevdiklerimizle öyle bir şekilde paylaşmamıza yardım etsin ki, paylaşmamız gereken mesajı sevmeden önce, bizim davranışlarımızı sevsinler.