Ruhsal Zeka ve Kalp

Ruh, kendine özgü bir zeka türüdür. Beyin de kendine özgü bir zekadır. Bunu anlayabiliyoruz çünkü hepimizin beyni var. Okuldayken kullanıyorduk ya da kullanmaya zorlanıyorduk. Beynimizi hep kullanıyoruz. İş insanları beyni hep kullanmak zorunda. Doktorlar kullanmak zorunda. Avukatlar kullanmak zorunda. Herkes her zaman beynini kullanmak zorunda tüm bu şeyleri yapmak için. Hayatta problemleri analiz etmek, tanımak, çözümler bulmak zorundasınız.

Ama ruhun farklı türde bir zekası vardır. Buna ruhsal zeka diyoruz. Kur’an ruhsal zekayı “kalp” olarak tanımlıyor. Kur’an’da ruhsal zeka için kullanılan kavram neymiş? Kalp. Bu yüzden insanlar ruhsal zekalarını kullanmayınca Allah diyor ki:

لَهُمْ قُلُوبٌ لَّا يَفْقَهُونَ بِهَا

(Lehum kulûbun lâ yefkahûne bihâ)

“Kalpleri var ama onunla akletmezler.”

Kalpleri var ama onunla anlamazlar. Alem-i emir ve alem-i halk arasındaki farkı anlamayanlar da gelip diyor ki: “Hocam, nasıl oluyor da kalplerin akletmesinden bahsediyor? Kalpler düşünmez ki, beyin düşünür. Kur’an, biyolojik olarak bu konuda yanılıyor.” Evet, Sylvester, bu konuda haklısın. Bunun sebebi şu ki, Kur’an fiziksel kalpten bahsetmiyor, ruhsal zekadan bahsediyor.

Ruhsal zeka için Allah hangi kelimeyi kullanıyordu? Kalp. Ona bu anlamı yüklüyor. Ve insanlar da ruhsal zekalarını kullanmadığında “kalpleri katılaşmış” diyor ya da kalplerinin üzerinde örtü var diyor. Kalplerini kullanmazlar, hatta kalpleri ölüdür.

إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَذِكْرَىٰ لِمَن كَانَ لَهُ قَلْبٌ

(İnne fî zâlike le zikrâ limen kâne lehû kalb)

“Kalbi olanlar için Kur’an’da hakiki bir hatırlatma vardır.”

“Bu da ne? Herkesin kalbi var!” diyebilirsiniz. Evet ama bazı insanlar ruhsal zekalarını terk etmişlerdir. Öteki kalplerini ihmal etmişlerdir.

Ruhsal Kalbin İhtiyaçları

Ruhsal zeka da analiz eder. Ama yemek için analiz yapmaz, barınak için analiz yapmaz, kıyafet ya da para için de analiz yapmaz. Başka tür ihtiyaçlar için analiz yapar. Çünkü fiziksel beden acıkır. Fiziksel beden susar. Fiziksel bedenin cinsel arzuları vardır. Fiziksel beden kendi varlığını korumak, güvenliğini sağlamak ister. Tüm bunlar fiziksel bedenin ve fiziksel beynin ihtiyaçlarıdır. Ama ruhsal kalp ruhsal gıdaya ihtiyaç duyar.

Bu yüzden arkadaşlarınızla en iyi yemekleri yersiniz, çok iyi zaman geçirirsiniz ama içinizde bir boşluk hissedersiniz. Bunun sebebi ruhsal kalbiniz sürekli analiz ediyor, “Aradığımı bulamadım.” diyor. “Sonra başka bir yere gidiyorum aradığımı bulmak için. Sonra başka bir yeri deniyorum. Başka bir yeri bulmaya çalışıyorum.”

Abdullah Rothman’ın Hikâyesi

Abdullah Rothman’a bir bakmalısınız. Eğer kim olduğunu bilmiyorsanız: Abdullah Rothman, R-O-T-H-M-A-N. Bu gezegendeki en harika insanlardan biri. Bu arada onun hikâyesini kısa bir özet geçeceğim.

Önemli psikologların olduğu bir aileden geliyor. Psikolojinin öncülerindendir. “Ruh nedir?” sorusuyla ilgilenmeye başlıyor. Birden bu soruyla ilgilenmeye başlıyor: “Ruh nedir?” Bilirsiniz… Beyaz tenli. Dindar bir arka planı falan da yok. Ruhu anlamak istiyor. “Tamam,” diyor, “en son psikolojiye bakacağım.” diyor. “Ruh dedikleri bu şey hakkında insanlar ne diyor diye tüm dünyayı arayacağım.”

Bu yüzden Hindu tapınağında kalıyor. Hindu alimle yaşıyor. Onlar gibi giyiniyor, onlar gibi yiyor. Her şeyi yapıyor bir süre boyunca, bir yıl ya da daha fazla. Sonra Jamaika’da Şaman’a gidiyor. Ağaçlarda yaşıyor, mızrakla balık avlıyor. Onların arasında yaşıyor. Sonra Yahudi okulunda kalıyor. Kilisede kalıyor. Tüm dünyayı dolaşıyor. Yani sadece okuyup araştırıyor. Bizzat ruhsal aktivitelerine, kültürlerine dahil olmak istiyor. İçeriden anlamak istiyor onları. Her şeyi deniyor gibi.

Sonra psikoloji araştırmalarına geri dönüyor. Sonra biri soruyor: “İslami psikolojiyi çalıştın mı? İslami ruhsallığa baktın mı?” “Cidden mi? İslam mı?!” diyor. Sonra İslam’ı araştırmaya başlıyor ve diyor ki: “Aradığım bu.” Şehadet getiriyor.

Cambridge İslam Üniversitesi, İslam Psikolojisi bölümünün başkanı şimdi. Sudan’da bir alimin yanında eğitim alıyor. Sudan’da evleniyor. Maşallah Arapça öğreniyor, derinlemesine psikoloji çalışıyor. Tüm bunların sebebi “ruh”u araştırması. Onun içindeki bir şey de arıyordu. Bu, Allah’ın her insanın içine verdiği bir şeydir. Bazı insanlar içlerindeki bu şeyi daha çok bastırır ama yine de hepimizin içinde var.